+ Köprübaşı Forum » KÜLTÜR VE SANAT » EDEBİYAT (Sorumlular: Mustafa-Ayar, Ceyhun Ayar)
Sayfa: [1]
Konu: SÜRMENE TERENNÜMLERİ  (Okunma Sayısı 1930 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 24 Ağustos 2014, 16:37 »
M.Nihat MALKOc
» Azimli Üye
**


Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 82

SÜRMENE TERENNÜMLERİ

Güzel Trabzon’umun doğusuna düşersin
Hasretin ateşinde yana yana pişersin

Bir başka güzellik var; baharında, yazında…
Dalgalarla söyleşir gecenin ayazında

Nam salmıştır dünyaya Sürmene’nin pidesi
Kıymalı yiyenlerin bayram eder midesi

Her şeyiyle eşsizdir; düzü, tepesi, dağı
Gözleri kamaştırır Memişoğlu Konağı

Sürmene’de yemeli hamsinin tavasını
Yüz doktora değişmem bu şehrin havasını

Tereyağıyla olur mıhlaması, kuymağı
Sofraların şahıdır tel peyniri, kaymağı

Sürmene’de yemeli lahana sarmasını
Soframdan eksik etmem mısırın yarmasını

Yaylalarda seyredin dağların görkemini
Efkâra katık yapın çayın koyu demini

Nasıl unuturum ben, karlı Madur Dağı’nı?
Kavrana bastırırlar peynirini, yağını

Coşkun akarsuları(n) birbiriyle yarışır
Manahoz’un suları denizlere karışır

Bütün dünya biliyor; şerefini, şanını
Kadınlar eksik etmez peştamal, keşanını

Bulutlar yumak yumak, Zarha Dağı dumanlı
Bu şehrin sakinleri; halis muhlis, imanlı…

Yüreğime değiyor kemençenin telleri
Kılına değişmeyiz biz bu gurbet elleri

Beni sana götürür, mahzun gurbet türküsü
Aydınlık yarınlardır Sürmene’nin ülküsü

Bütün dünya tanıyor Sürmene bıçağını
Hiçbir şeye değişmem sılanın kucağını

Balıklı’da yetişir portakal, mandalina
Âşıktır Sürmeneli, bayrağının alına

Sokaklarına değmiş mâzinin ak izleri
Civra’dan seyretmeli masmavi denizleri

İkiz kardeş gibidir Sürmene-Köprübaşı
Altına değişilmez; suyu, toprağı, taşı…

Seninle anlamlıdır hayatın başı, sonu
Kemençeyle oynanır Sürmene kız horonu

Yaz gelince düğünde ne mermiler yakılır
Almancı gelinine burma hasır takılır

Dev gemiler yapılır Sürmene Yeniay’da
Mayıs ayı gelince rızık aranır çayda

Çok uzağına düştük, gurbeti mesken tuttuk
Hasretin buram buram, sanma seni unuttuk

On sekizinde kızlar; durmaz, eyler sevdalık
Eylül ayı girince kavağa çıkar balık

Yeniay’a inilir Baştımar’dan aşağı
Balıkçılar umutla denize atar ağı

Uzağına düşmüşüz, yürekler pare pare
Kavuşma günümüzü bekliyoruz biçare

Sürmene’de yetişir üzüm, incirin hası
Bu şehrin hasretlisi, hastasıyım hastası

Çamburnu’nun plajı yazın dolup taşmakta
Sürmene büyümekte, kendisini aşmakta

Değdir sırlı tellere kemençenin yayını
Bilmeyen kalmış mıdır fındığını, çayını?

Sürmene akın eder, salı günü pazara
Sana olan aşkımı götürürüm mezara

Sabahtan kalkan kızlar gezerler yali yali
Sürmene’nin gururu Bahattin Çamurali

Şanlı tarihimizde köklü bir yerin vardır
Mâziye götür bizi, filmi geriye sardır

Tarif etmek zor seni, oy Sürmene Sürmene!...
Hasret düşer yüreğe, gene geliriz gene…

Sürmene’nin kalesi şehri eder temaşa
Şehrengizler güzeli, sonsuza dek hep yaşa!...       

M. NİHAT MALKOÇ
Bağlı
Sayfa: [1]
 
Gitmek istediğiniz yer: