Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Madur Dağı Yayla Şenliği, yağmur ve soğuk havaya rağmen keyifli anlara sahne oldu. Madur eteğinde buluşan halkımızın bir kısmı, yağışın dinmeyeceğini düşünüp geri dönse de öğle saatlerinden sonra dinen yağmurun ardından şenlik başladı. Sunumuyla Murat Kurt'un renk kattığı şenliğe; Onay Şahin, İsmail Karataş, Yakup Atalay, Gizem Kara, Elifçe ve Anıl Yılmaz gibi yöresel türkücüler teşrif etti. Yoğun sis ve çisenin altında horon başladı.
Onur Atmaca ve İlhan Yüce'nin çaldığı kemençe sesiyle horon kuran halkımız, yer yer bastıran yağmura aldırış etmedi. Pazar kuran esnafımız, bir yandan tezgahındaki ürününü satarken bir yandan da türkülere ritim tutarak sahneden gelen sese kulak verdi. Saat 13.00 gibi başlayan şenlik, 17.00'lere kadar sürdü. Tüm bu güzelliklerin yanında çirkin şeyler de vardı. Bütün uyarılarımıza rağmen, günün sonunda şenlik alanının çöp yığınına döndüğü anlaşıldı. Ama en kötüsü, şenlik sonlarındaki silah sesleriydi. Silah meraklılarına, empati ve öngörü eğitimi şart oldu. Maganda kurşunuyla ölen insanları bir an unutup, oradaki halkın canını tehlikeye atan ve silaha sarılan bu insanlarımıza, eğitimin ilk aşaması olarak bir çift sözümüz olacak: Bu serseri kurşunlarla hayatını kaybeden ana-babanız, eşiniz, çocuğunuz hatta siz bile olabilirsiniz. Silah, cesareti vurgulayan bir ispat aracı değildir. Elinizdeki silahlar, bir kazaya neden olmadan belinize beyler!
Şenlikte emeği geçen başta Köprübaşı Belediyesi'ne, şenlik sponsorlarına, muhtarlarımıza ve bu konuda emeği geçenlere ayrı teşekkürlerimizi iletiyor, "seneye yine Madur'da buluşalım" diyoruz.