İlçemiz, bulunduğu bölge itibariyle birçok konuda engebeli yer şekillerinin olumsuzluğuyla karşılaşsa da yıllık yağış miktarının ve su kaynaklarının fazla olmasından ötürü şanslı sayılır. Bol su kaynaklarımız sayesinde, yakın geçmişe kadar çok fazla su sorunu yaşamadık.Yer altı sularının çekilmeye başlamasının ve sağlık açısından denetime tabi olmayan suyun bilincine varan belediyemiz, büyük bir çalışma başlatarak ve ciddi bir kaynakla ilçemize "yeni içme suyu" kazandırdı. Ama bitmedi...
Sık arıza nedeniyle meydana gelen su kesintileri ile yer yer azalan su, halk arasında bazı iddiaların dolaşmasına neden oldu. Su borularının kalitesizliği, boruların altına koyulmadığı iddia edilen kum, bazı vatandaşların saatsiz su kullanmasına göz yumulduğu gibi iddialar bunlardan birkaçı. Biz, bu iddiaların doğru olup olmadığı konusunda bilgi sahibi ve taraf değiliz. Tüm bunların yanında, sizlerle paylaşacağımız bilgi sahibi ve taraf olduğumuz ilginç bir konu var: "İki bardak su arasındaki fark..."
Haber fotoğrafında görülen aynı büyüklükteki iki bardak, iki farklı su şebekesinden dolduruldu. Bardaklardaki renk ayrımında, en azından renk farkını baz alarak soldaki bardaktan yana tarafız. Ama biz sağ bardağın suyunu anlatacağız. Özellikle yağmurlu zamanlarda –ki asıl yağmurlu günler gelmedi- daha koyu tonlar alan; ekmeğe, zeytine, çaya, karışan bardağın suyunu...Tabağa, çamaşıra, abdeste, ele, yüze, göze bulaşan bardağın suyunu...Bu gri suyu kullanan haneler, abonelik işlemlerini eksiksiz yerine getirdiği halde hala su bekliyor. Plansız döşenen boruların yüksek tazyikle patlaması, şebekenin farklı bir bölgeden döşenmesini zorunlu kılıyor da bu gri suyu kullanan insanlar isteklerini defalarca dile getirdikleri halde henüz tek kazma vurulmuş değil. İdarecisi olduğu halkına bu bulanık suyu reva görenler, bir an olsun empati kurmayı deneyip o gri suyun kendi musluğundan aktığını düşünebilseler "iki bardak su arasındaki fark" tarihe karışacak. Aksi halde tarihe karışan kendileri olacak.